Otur
oğlum Mehmet otur, otur da sana bir hikaye anlatayım. Sen bilmezsin geldiğimiz
zamanları. Geçmişten koptuk
geldik biz evladım. Ağrı'nın ufacık köyünden cümbür cemaat göçtük Manisa'ya. Hayat
köyde zor, şehirde daha da zor Mehmet. Kaç yıl oldu geleli bak aklımdan
çıkmış bile. Dur yahu sana hikaye anlatacaktım kaçırdım konuyu. Bakma evladım
bunadık artık. Bundan otuz yıl öncesiydi, bizim komşu köyde senin gibi bir delikanlı vardı fakat
kimi kimsesi yoktu garibimin. Neydi adı yahu hah Kadir, Kadir! Senin gibi dediysem de gençlik icabından
söyledim yoksa Kadir, zayıf çelimsiz çocuğun biriydi. Annesi genç yaşta vefat
edince dört kardeşiyle beraber ortada kaldılar. Babaları mı babaları var da
adam felç geçirmiş zamanında, yatalaktı anlayacağın. Ağrı'nın havası serttir Mehmet,
insanı da öyle. Kadir kardeşleriyle kimseden yardım görmeden geçinip gidiyordu
o zamanlar. Eh köyde ekmek
kalmayınca onlar da göçtüler bu tarafa. Duyduğuma göre Aydın'da kurmuşlar
meskenlerini. Uzunca bir zaman sonra karşılaştım Kadir'le, hatta biliyor musun
tam da sen yanıma gelmeden önce burada. Bayağı değişmiş kerata, şişmanlamış,
peşinde de iki tane yavrucak.
-Hayırdır Kadir ne zaman evlendin, hiç haberimiz
olmadı, dedim.
-İyi ki haberin olmamış İbrahim emmi, sizin köylüler beni fena
kandırdılar.
-Ne diyorsun Kadir, anlat
hele, dememle Kadir döktü içini bana.
Bak hala şokundayım evladım, birine anlatmam lazım muhakkak. Kadir
oturdu karşıma, çocukları sessizce babalarının ağzının içine bakarken anlatmaya
başladı başından geçen tuhaf hadiseyi: "Emmi bilirsin biz batıya göçtük amma köyden
kopamadık, yılda birkaç kez uğrardık
ailecek köye. Valla ne diyeyim insan özlüyor memleketini ne de olsa. Biz böyle
gidip gelirken bir arkadaşım vardı sizin köyden adı Ali, onun yanına da
uğramadan etmezdim.
Beni öyle sever ki sürekli köye dön der, ben de Aydın'a gelip yerleşmesini
isterim. Sonuçsuzdur bizim dil dökmelerimiz. Sen de bilirsin ya köyde iş olsa gelir miydim
buralara? Ali de sağ olsun her fırsatta bırakmaz beni evinde misafir eder. Bir
gün
geçti
karşıma ve dedi ki:
-Senin evlenme çağın geldi de
geçiyor Kadir. Şöyle huyu suyu güzel birine denk gelsen iyi olmaz mıydı?
-Olurdu elbet,
kim istemez ki Ali iyi bir bir kısmeti?
-Fırsatı yakalayınca tepmemek
lazım diyorsun
yani?
-Sen
bayağı benle dalga geçiyorsun
Ali? Tabiyki iyisini buldum mu kaçırmamak
lazım, deyince yüzü
aydınlanıverdi çocuğun.
Sonra anladım ağzımı aradığını. O günün akşamı tuttu kolumdan
köy düğününe götürdü. Ali'ye hayır demek ne mümkün, mecbur düştüm arkasına ben de. Oturduk sakince bir köşeye, izliyoruz oynayanları. Ali bu sırada dürtüyor beni,
bak şu kıza ne güzel diyor sürekli. Hakikaten güzel kız, ben de beğendim. İsmini
sordum, Ali bıyık altından gülerek söyledi
hemen; Elif. İsmi de güzel dedim içimden, düğün boyunca gözümü alamadım kızdan.
Yanında ablası vardı da benim gözüm
Elif'e takılmış bir kere, sağındaki solundaki kimmiş bakmadım ne diyeyim. Düğünden sonra Ali ağzımı arıyor yine, nasıl kızı
beğendin mi diye.
Benden olumlu yanıt aldıkça anlatıyor da anlatıyor Elif'i. Bu sefer ben
soruyorum sordukça da keyifleniyorum. Galiba ben bu kızı alacağım diyorum
içimden.
-Ali ben bu kızı isteyeceğim
ailesinden.
-Dur oğlum ne istemesi! Bunlar
sana kız mız vermezler.
-Neden vermezler yahu? Neyim
eksik de vermiyorlarmış?
-Kadir kardeşim, bizim köy size hiç kız verdi mi bu zamana kadar?
-Hatırlamıyorum hiç.
-Vermezler diyorum ya sen beni
dinle,
ama alacağız
bu kızı sana.
-Nasıl olacak o iş?
-Kaçıracağız oğlum, eski
usulle yani. Nikahı kıydıktan sonra
ailesinin elini öpmeye gidersiniz.
-Olur mu diyorsun?
-Olur kardeşim sen bana güven.
Yardım edeceğim sana kızı nikahlayana kadar tamam mı?
-Tamam Ali, şu iş bir olsun
dile benden ne dilersen.
-Sen mutlu ol ben daha ne
isteyeyim.
Ali, ne delikanlı adam diyorum içimden, aynı zamanda mutluluktan
kıpır kıpırım. Kaçıracağımız günü, buluşacağımız yeri hep kararlaştırırken Ali aracı oluyor Elif'le
aramda. Artık nasıl bir hukuku
varsa Elif'in
ailesiyle, rahat rahat eve girip çıkabiliyor. Neyse emmi o gece Ali kızı aldı
getirdi yanıma. Gece zifiri karanlık, Elif'in yüzünde de örtü var, birbirimizi
göremiyoruz. Ali'nin kamyona atlayıp çıkıyoruz yola. Elif, yol boyunca hiç
konuşmuyor. Ali ayarlamış her şeyi, bir hocanın evine gidip imam nikahımızı
kıyıyoruz. Öyle mutluyum ki heyecandan kızı herkesin içinde kucaklayacağım
tövbe estağfurullah. Biraz daha dayan oğlum Kadir diyorum içimden, yola devam
ediyoruz. Eve gelince Ali'ye çok teşekkür ediyorum etmesine de Ali'nin yüzünde
anlayamadığım bir gülümseme var. Mutluyum ya önemsemiyorum o
vakit. Yeni gelin karımla Ali'yi yolcu ettikten sonra odamıza çekiliyoruz. İşte o zaman karımın
yüzündeki örtüyü açıyorum ve açmamla birlikte öyle bir şok yaşıyorum ki inme gelse
yeridir. Örtüyü açtığımda karşımda düğünde
gördüğüm kız yerine ablası var. Nasıl olur diye içim içimi yiyiyor yemesine de
karşımdaki yeni gelin karıma diyemiyorum ki ben seni yanlışlıkla kaçırdım.
Meğerse her şey planlanmış benden habersiz; düğünde gördüğüm o güzel kızın ismi
Elif değil İpek’miş yani gerçek Elif’in küçük kardeşi. Elif'in yaşı
ilerlediğinden onu evlendirmek için müstakbel
kayınvalidemle bizim Ali anlaşıp kız kaçırma hikayesini uydurmuşlar. Kızı
da olur ya beğenmem diye düğünde güzel olan kardeşini göstermişler
bana.Ya İbrahim emmi gördüğün gibi sizin köylüler çok üç kağıtçı valla.
Kimin aklına gelir böylesi?"
-Kötü olmuş Kadir evladım, ne
diyeyim ben de şok oldum anlattıklarından sonra. Peki memnun musun şimdi karından?
-Çok şükür ki karım bir
dediğimi iki etmez emmi. Hasta babama da bakar, bir kere bile şikayet etmez.
Pişman olmadım evlendiğime fakat oynanan oyun hafızama öyle bir kazındı ki
hatırladıkça gülerim halime.
Gülerek anlattı bana hikayesini zaten, sanırsın alelade bir
olay. Kadir iyi adamdır Mehmet, bizim köylüler de onun gibi garibi buldu mu fırsatı kaçırmazlar. Evde kalmış kızlarını böyle böyle evlendirirler.
Noldu kerata gözlerin fal taşı gibi açıldı? Ne sandın biz geçmişten koptuk
geldik evladım. Ne Kadir'ler getirdik yanımızda ne hikayeler ne hayatlar...
Benzer Yazılar: Eski Bir Aşk Hikayesi
Benzer Yazılar: Eski Bir Aşk Hikayesi
A Strange Story
Sit down, son, Mehmet sit, sit down and let me tell you a
story. You do not know the times we came. We broke down from the past, my son. From
the tiny village of Agri, we all have migrated to Manisa. Life is difficult in
the village, even more difficult in the city Mehmet. Look how many years it has
been, it's even out of my mind. But wait, I was going to tell you a story, I
missed the subject. Don't misunderstand son, I'm old now. It was thirty years
ago, there was a lad like you in our neighboring village but the poor child did
not have anyone. What was his name? Yeah Kadir! Kadir! I said it like you, but
just in youth otherwise Kadir was a weak frail child. When his mother died at a
young age, he remained with four siblings. Father? Of course he has father, but
the man was paralyzed formerly. He has bedridden, as you see. Agri's air is
hard, Mehmet, and so is the man. Kadir and his siblings have been lived without
help from anyone at that time. So, when living in a village becomes difficult,
then they are emigrated to this side. I have heard that they have settled in
Aydin. After a long time, I met Kadir. Do you even know? I met him here before
you came to me. Pretty changed rascal, become fat and he has two kids behind.
"What's up Kadir? When did you get married? We never
knew" I said.
"Good news that you did not know uncle Ibrahim, your
peasants tricked me bad"
"What do you say Kadir? Tell me" I said and Kadir began to talk.
Look, I'm still shocked, my child. I need to tell someone. Kadir was seated when
his children quietly look into the mouth of their father, began to tell his the
strange story:
Uncle you know, we migrated here but could not break away
from our village. A couple of times a year we visit the village. What can I
say? Man misses his hometown. I had a friend while we were coming and going
like this, his name is Ali, I would definitely visit him also. He likes me so
much he always says "Come back" but I want him to come to Aydin and
settle down. Our conversations are always futile. As you know, if there had
been work in the village, would I come here? Thanks to Ali, every time I go, he hosts me at his home. One
day he came and said that:
"It is time for you to get married, Kadir. Would not
it be nice if you could get a good one ?"
"Sure Ali, who would not want a good one?"
"So you say when you get the chance, shouldn't miss
it"
"You're making fun of me, Ali? Of course when you get
the chance, shouldn't miss it" said I, then suddenly his face brightened. Then
I understood he was baiting me. On that evening, he kept my arm and took me to
the village wedding. I can not say no to Ali, so I was forced to fall behind
him. We sat down calmly in a corner, watching dancers. Ali is poking me at this
time and said continuously : " Look at that girl ! What a pretty!" Really
beautiful girl, I liked her too. I asked her name, Ali immediately laughed insidiously
and said: "Elif". Her name is beautiful too, I said to myself. I
could not get my eye from her during the wedding. She had a sister with her,
but I coludn't take my eyes from Elif. So I did not look at her right side ar the left side, what do I say?
After the wedding Ali was asking again:
"Did you like the girl?"
As long as he got positive response from me, talking and
talking about Elif. This time I was asking and also quite enjoyable. I was
thinking that would be so good to be married with that girl.
"Ali, I'll ask permission from her family"
"Wait! What are you talking about? They don't.give
anything to you!"
"Why not? What's wrong with me?"
"Kadir my brother, did our villagers ever give you a
girl until this time?"
"I don't remember"
"I say they will not, listen to me. But we will take
this girl to you"
"How is that possible?"
"We will kidnapping the girl"
"Is it possible?"
" Yes my brother, trust me"
"I will help you until you get to the girl,
okay?"
"All right Ali. if we succeed, ask whatever you
want"
"Be happy, what more do I want?"
"Ali was what a
hearty man" I was saying to myself. At the same time I was so happy. To
make arrangement the day we will gather and the place we will meet, Ali was the
intermediary between me and Elif. What was between them I didn't know but Ali
could easily enter and leave Elif's familys' home. Anyway uncle, that night Ali
brought the girl to me. It was dark, Elif had a cover on her face, we couldn't
see each other. We got on Ali's truck and hit the road. Elif never spoke along
the way. Ali set everything. We went to an imam's house and got married. In
that hour, I was so happy that I almost embraced her. I said to myself, little longer hang on, Kadir my son. We
continued on the road. When we came home, I thanked Ali very much but there was
a smile on Ali's face I did not understand. I was happy so I didn't care. After
Ali left, I and my wife settled our room. That's when I opened the cover on my
wife's face and I was so shocked with my opening that the stroke was better be
come. When I opened the cover, there was her sister instead of the girl I had
seen at the wedding in front of me. I was trying to understand how it was possible and I couldn't say my wife
that I made a terrible mistake. The truth was everything had been planned
unaware of me. The name of the beautiful girl I saw in the wedding was not Elif
but Ipek, so the real Elif's younger sister. As Elif was ageing, my
mother-in-law and Ali had made this kidnapping plan. They had shown me her
sister who is beautiful on the wedding day against the possibility of not
liking her. So uncle İbrahim as you see, your peaseants are very dishonest. Who
comes to mind like this?
“Too bad Kadir my son. What can I say? I'm shocked after
you telling all this. So you're happy with your wife now?”
“Thankfully my wife does not say a thing, takes care of my
sick father, does not complain once. I did not regret my marriage but this game
is so digged my mind that every moment I remember, I smile by myself.”
He told his story by smiling, as if it was ordinary. Kadir
is a good man, Mehmet. When our peasants finds a poor guy like him, they do not
miss the opportunity. This is how they marry their ageing girls. What is
happend, son? You look be shocked. What did you think? We broke down from the
past, my son. We brought a lot of Kadir and stories and lives...
Yorumlar
Yorum Gönder