Ana içeriğe atla

Eski Bir Aşk Hikayesi - An Old Love Story


     

  Nereden başlasam bilemedim. Anılarım capcanlı zihnimde yer etmişken şimdi öyle heyecanlıyım ki allak bullak oldu kafam. Doğru daha tanışalı iki gün oldu seninle, bunca şeyi anlatmamı garip karşılıyorsundur muhakkak. Biliyor musun Aslı’cığım annen yaşında bir kadınım belki ama hayat doluyum. Hala o eski günlerimdeki gibi kanım delicesine akıyor damarlarımda. Ankara’yı bırakıp da neden geldin buralara demeni yadırgamıyorum. Sadece Ankara’yı değil eşimi ve çocuklarımı da arkada bıraktım ben. Yok yok lafın gelişi değil gerçekten bıraktım eşimi, çocuklarımsa büyüdü bana ihtiyaçları yok neyse ki. Sakın üzülme, verdiğim karardan oldukça memnunum ben. Kocamı hiç sevmedim ki, hem de hiç bir zaman. Haklısın neden evlendim o halde? Neden şimdi kalkıp bunu 26 yıllık eşinin arkasından söylüyorsun fütursuzca değil mi? Düşünmedim mi sanıyorsun, kalpsiz biri miyim sence ben? Sevmedim ama ona elimden gelen saygıyı gösterdim ve bazı zamanlar sever gibi bile oldum. Sonra iki kızımız oldu; Bir tanesi senin yaşında, diğeriyse yirmi ikisini yeni bitirdi. Çok tatlıdır kızlarım övmüş gibi olmayayım, hiç üzmediler annelerini bu zamana kadar. Tek sıkıntımız küçük kızımın hastalığıydı. Teşekkür ederim güzel dileklerin için ama bir türlü geçmedi kızımın hastalığı. Epilepsiydi baş belamız, az mı gittik hastahaneye, hastahanelere desem daha doğru olacak. Aşındırmadığımız yol, gitmediğimiz doktor kalmadı, biri de fayda etmedi. Hakkını yemeyeyim eskiye oranla daha iyi şimdi kızım fakat yanı başımda kriz geçirip yere yığılacak ve kendine bir daha gelemeyecek diye çok korkuyorum. Kocamla bu sıralar tartışmaya başladık, bu sıralar ne olduysa oldu ve sıkıldığımı daha fazla dayanamayacağımı fark ettim bu evliliğe. Yok canım sadece bu yüzden her şeyi ardımda bırakıp gelmedim, asıl nedenini şimdi anlatacağım sana.

   Tam 34 yıl önce ben buradaydım Aslı, tam 34 yıl önce burada üniversiteye başladım. Ailem her ne kadar Ankara’da kal, buralardaki üniversiteler daha iyi dese de ben kararımı vermiştim, burada okuyacaktım. İnatçıyımdır biraz ve belki de bu yüzden şimdi bunları sana anlatıyorum. Yıllar sonra aklım başıma gelse de yine bir inatla geldim ya işte, başladığım noktada bitirmeliyim inadımı diye düşünüyordum. Üniversite diyordum değil mi hah evet o zamanlar deli dolu bir kızdım ben Aslı, öyle deli doluydum ki avucuma dünyayı alıp sıkacağıma inanırdım, hayallerim ne de engin ve güzeldi o zamanlar. Güzel sanatlar bölümünü okuduğumu atladım galiba, neden mi Güzel sanatlar? Çok seviyordum müziği ve tınısını, adeta kulaklarımda durmadan çalan bir müzik kutusu vardı. Beşinci yaş günümde bir org aldı bana babam, öyle sevmiştim ki onu, beraber uyurdum orgumla biliyor musun? Zamanla babam ve annem de fark etti bu hevesimi. Sonra bir piyanom oldu, ardından piyano dersleri ve amatör bir piyanisttim artık ben. Notalarla bilmece çözer gibi oynuyordum ve çözdüğüm bilmeceler yeni bestelerim oluyordu. Öyle işte Aslı benim için en iyi bölümün Güzel Sanatlar olduğunu ailecek biliyorduk aslında. Okul yıllarım da beklediğim gibi eğlenceli geçti, tüm aktivitelere katılıyordum çünkü. Sanki hayat bir gemiydi ve ben onun ardından var gücümle yüzüyordum yetişmek için. Bu seferkinde bir müzikaldeydim, yine piyanom ve büyüleyici bir atmosfer. Oyuncular sürekli prova yapıyorlardı ve ben de onları izliyordum sıram gelene kadar. Onu ilk görüşte fark etmedim biliyor musun? Evet ilk görüşte aşk değildi benimki, belki de ben öyle sanıyordum. O kadar insanın arasında gelip beni bulacağı aklıma gelmemişti ne diyeyim. Nasıl mı oldu bayağı ilginçti. Oyun gereği vurulup düşecekti sırt üstü fakat arkasındaki ayakkabıyı hesap edemedi. O ayakkabı oraya nereden geldi bilmiyorum ama iyi ki oradaydı diyorum bak şimdi içimden. Geri geri gelirken ayakkabıya basmasıyla birlikte düşmek yerine dengesini sağlamayı seçti ve geri geri sendeleyerek komik bir şekilde piyanomun yanına düştü. Ve ona bakarken gayri ihtiyari güldüm, o da acıyla başını tutarken gülümsememe karşılık verdi. Evet ne kadar romantik değil mi ? Ama bu anlattıklarımın hiçbiri gerçek değil seni biraz oynatayım dedim. Bak ne güzel gülüyorsun, gülmek güzel şey Aslı’cığım hep böyle gül olur mu? Tamam şakayı bir kenara bırakayım da sana hikayemin aslını anlatayım. Onunla okulun ilk yıllarında tanıştım, daha doğrusu uzaktan tanıdım onu. Oyunculuğu kadar renkli kişiliği o kadar etkileyiciydi ki herkesi etrafında topluyordu. Kıskanmıyor değildim hani fakat bir yandan da ona karşı içten içe bir şeyler hissettiğimi biliyordum. İlk yılımız böyle geçti ve ben böyle de sürüp gitmesini istemiyordum. Evet ilk adımı ben attım Aslı. Doğru, bazen oturduğun yerden sevdiğin adamı elde edemiyorsun. İnatçıyım dedim ya sana, o inadımla bana bakmasını sağladım ve bana baktıkça da içinde yanan ateşin büyüdüğünü hissettim gözlerinde. Çok tutkulu yaşıyorduk aşkımızı, insan yüksekteyken aşağıya bakmak istemez ya hiç, biz hiç bakmıyorduk çünkü hiç düşmeyecektik güya. Üniversite yıllarımız rüya gibiydi Aslı, bir gün oturup uzun uzun o güzel günleri de anlatacağım sana. Ama biliyorum merak ediyorsun hikayemin sonunu, o yüzden çok bekletmeyeceğim seni. Okulu bitirmeye bile kalmadan evlilik hayalleri kuran biz, bir anda her şeyden vazgeçtik. Evet bir anda oldu her şey Aslı, hem de çok mutlu olduğumuz bir anda. Bir gün turne için yurt dışına çıkacağını söyledi bana. Ondan bir an bile ayrı kalmak bana zor gelirken böyle bir karar beni alt üst etti gerçekten. Gitmemesi için çok yalvardım ama en kısa zamanda geri döneceğini bu turnenin onun için çok önemli olduğunu isterse yanında beni de götürebileceğini söyleyip durdu. Korkuyordum biliyor musun Aslı, uzaklara gitmekten korkuyordum. Evet biraz garip gelebilir sana ama o zamanlar yurt dışına çıkma kararını veremeyecek kadar korkaktım. Bekleyeceğimi söyledim ve o da gitti. Sürekli telefonlaştık ve birbirimize bir sürü mektuplar yazdık. Yıllar geçiyordu ama o hala gelmiyordu, bu yüzden çok kızdım ona nasıl beni düşünmez nasıl bu kadar bencil olabilir diye. Telefonlarımız azaldı, mektuplarımız tükendi bir yerden sonra. Yurt dışından hiç dönmedi. Düştüğüm durumun ne kadar berbat bir şey olduğunu anlatamam sana, depresyona girdim, hayattan soğudum. Şimdiki eşim beni hayata bağladı, o sıkıntı anlarımda bana öyle iyi davrandı ki bir gün yapacağı evlenme teklifini de kabul ettim bu yüzden. Eşime minnet borcum var fakat bunu fazlasıyla ödediğime inanıyorum. Ve ben hala o geçmişte bıraktığım adamı düşündüm yıllar boyunca.

    Kızımın hastalığıyla uğraşırken evi ihmal etmiştim demiştim ya, o gün eşimle de kavga etmişim, moralim çok bozuktu anlayacağın. Sonra kapının altından atılmış bir mektup zarfı çarptı gözüme. Kimden geldi diye baktığımda onun ismi vardı inanabiliyor musun? 27 sene sonra bana yine mektup yollamıştı ama bu sefer yurt dışından değil buradandı. Heyecanla açtım zarfı ve okumaya başladım. Yaptığı turnelerden oynadığı oyunlardan gezdiği ülkelerden ve daha bir sürü şeyden bahsediyordu ama benim aradığım bu değildi. Neden diyordum, o ise hiç bahsetmiyordu. Mektubun sonuna doğru geliyordum ve o sıra dökülmeye başladı yavaş yavaş. Beni çok sevdiğinden, onca şeye rağmen neden beni bırakıp gittiğinden bahsedip pişman olduğunu yazıyordu. “Her şeyi anlatacağım sana, inan bana sevgilim hem de her şeyi!” diyordu mektubunun sonunda. Beni yeni oyununu sergilediği yere davet ediyordu mektubunda. İşte bu yüzden buradayım Aslı, onca şeye rağmen hala onu seviyorum ve yarın onunla yıllar sonra da olsa buluşacağım. Başladığım yere geri döndüm anlayacağın. Onun mazeretini çok merak ediyorum ve öğrenince de sana anlatmak istiyorum ama yarın sen de çıkıp gidecekmişsin memleketine. Olsun bir dahaki sefere anlatacağım sana o halde. İşte telefon numaram Aslı’cığım, eğer ararsan ve hikayemin devamını dinlemek istersen seni onunla hayal kurduğumuz evde ağırlamak isterim. Belki 27 sene geç kaldık ama insan hayalleriyle yaşıyor değil mi ? Hayat bir gemi ve biz de düşler ülkesinin birer yolcusuyuz değil mi ya sonuçta?


Benzer Yazılar: Tuhaf Bir Hikaye



An Old Love Story

I did not know where to start. I am so excited now that my memories have been in my vigorous mind, my head is a mess. It's been two more days to get to know you. You must be strangely welcome that I tell you a lot of things. Do you know Aslı, maybe I am a woman that is your mother's age, but  I'm full of life. My blood is still flowing in my veins as it was in my old days. I was not surprised that you asked about why I left Ankara and came back to the city. I was not surprised that you asked about why I left  Ankara and came back to the city. No, no, I left my husband really not a figure of speech. As to my children grow up and they do not need me anyway. Don't be sorry, I am very pleased to make my decision. I never loved my husband, ever. You are right why did I married ? Why am I saying all these recklessly behind  a man who is my husband for twenty six years, aren't I ? Do not you think I did? Do you think I'm heartless? I did not like him, but I showed him respect and even like some times. Then we have two daughters. One of is your age, the other has just finished twenty two. My daughters are so sweet, never upset their mother until this time. Our only problem was our little girl's disease. Thank you for your beautiful wishes, but somehow my daughter's illness never recovered. Epilepsy is our chief complaint, we went to the hospital continuously, it would be more ccuarate that say the hospitals. The way we did not pass, there was not a doctor we did not go to. To tell you the truth, my daughter is now better. But next to me, I am afraid that she will have crisis then fall down the ground and lose her consciousness forever. We started arguing these times with my husband. I realized that I could not bear this marriage any more and I could not stand it. No, have not left everything behind just because of that. I'll tell you the real reason now.
Exactly 34 years ago I was here. I started college here 34 years ago. Although my family wanted me to stay in Ankara and said that the universities around it better. I had made my decision, I was going to go to university in here. I'm stubborn, and maybe that's why I'm telling you now. Years later, I came back here because of my stubborn again. I thought I should stop at the point I started. Well, I was a university girl, I was a crazy girl. I was so crazy that I believed that I would take world in my hand and squeeze it. My dreams were so vast and beautiful at that time. I think I skipped that I attended to Faculty of fine arts. Why was Faculty of fine arts? I had loved music and its tune. There had been a music box that  always playing in my ears. My father bouhgt me  an org at the fifth birthday. I loved it so that I was sleeping with it, you know? In time, my father and my mother noticed this enthusiasm. Then I had a piano, then piano lessons and I had been an amateur pianist. I played like a puzzle solver with notes and my solo pieces were my new compositions. So it is actually the best part for me was the fact that the family knew it was Fine Arts. My school years were just as fun as I expected, because I participated in all the activities. As if life was a ship and I was after her, swimming with my all the power to catch up. I was a musical at this time, again with my piano and a fascinating atmosphere. The players were constantly rehearsing and I was watching them. Do you know that I did not notice him at first sight? Yes, it was not the love at first sight, mine, maybe I thought so. I did not think he would come between so many people to find me. How was it then? It was very interesting. According to scenario, he would be hit and fall on the back but could not calculate the shoe behind. I did not know where that shoe had come from, but I say now fortunately it was there. When he was coming back, with stepping on shoe he chose to put the balance instead of falling and stumbled back, fell funnyly beside my piano. And while looking at him, I smiles unwillingly. He responded with a smile while he held his head in pain. Yes, how romantic it is, isn't it? But none of this is what I'm telling you is true, I am just playing with you a little. Look how good you are laughing. Laughing is a good thing Aslı. Always laugh like that please.
Okay, let me end the joke and tell you the real story. I met him in the early years of school. His colorful personality was so impressive that everbody was gathering around him. I was jealous but I knew that I felt something about him inside me. That's how our first year passed and I did not want it to go on like this. Yes, I took the first step. Right, sometimes you can not get the guy you love from the place you're sitting. I said I was stubborn and with this I made him to look at me. And as he looked at me I felt the love burning in his eyes. We were living very passionate love. People don't look down when they are at high. We never looked down because we never thought to fall. Our college years were like dreams. One day I will tell you those beautiful days. But I know you're wondering the end of my story. I will not let you wait so long. We had dreams of marriage without even finishing school. Then suddenly we gave up on everything. Yes everything happened suddenly Aslı, in a moment we were very happy. One day he told me he would go abroad to tour. While it was hard for me to stay apart even for a moment, this decision made me so upset. I was begging him not to go, but he said coming back soon, the tour very important to him, if I wanted to, he could take me with him. I was scared, you know. Seriously, I was afraid to go away. Yes it may sound strange to you but I was too afraid to take a decision to go abroad. I told him to wait and he went. We constantly phoned and wrote a lot of letters to each other. Years passed but he still did not come. So I was angry with him, how he can not think about me, how he can be so selfish. Our phones had been diminished, then our letters had been cut. He never returned from abroad. I could not tell you how terrible the situation I was in. I was depressed , boring from live. My current husband has made me come back to normal life. In those moments of distress, he treated me so well that I accepted his offer of marriage one day. I owe my gratitude tomy husband, but I believe I have paid so much. And I still think about the man I left in the past years.

Did I mention that I neglected the house while I was dealing with my daughter's disease? That day I had an argue with my husband, you will understand that I was in bad mood. Then I saw a letter thrown from under the door. Can you believe that I had his name when I looked at who came from? 27 years later he sent me another letter but this time it's not from abroad, from here. I opened it with excitement and started reading. From the tournaments he played, the countries he travelled and he mentioned from many more things. But that's not what I was looking for. I was asking "Why?" , he did not mention it at all. I was coming towards the end of the letter and he started to come to the subject. He wrote that he loved me so much, despite all the things, he was so regret to left me and he was sorry because of all that. "I'll tell you everything, believe me, my darling and everything!" He said at the end of the letter. He invited me to the place where he exhibited his new theater play. That's why I'm here. I still love him, despite all the things, and I will meet him tomorrow. I returned to where I started as you see. I'm curious about his excuse and I want to tell you when I learn but tomorrow you will go to your country. I'll tell you another time then. Here is my phone number dear Aslı. If you call me back  and want to listen to rest of the story, I would like to welcome you at home we dreamed of. Maybe we're late for 27 years, but people live with their dreams, right? Life is a ship, and we are the passengers of the country of dreams, are not we?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senden Sonra Ben

Sen gittiğinden beri çok değişti şehrim Yeni binalar uzadı fidan fidan Yollar birikti çehreler eskidi Sinemalara yeni filmler geldi Artık başka şarkılar var başka şarkıcılar Bir gök yüzü değişmedi azıcık daraldı o kadar Sen gittiğinden beri çok değişti insanlarım Saçlarına ak düştü yüzlerine çizgiler kondu Çocukları doğdu büyüdü şimdi adam oldular Göçenler oldu buradan uzaklara Kimiyse yeraltında sonsuz istirahatgahında Bir hayat meşgalesi değişmedi azıcık arttı o kadar Sen gittiğinden beri çok değişti evim Duvarları taşıyamaz oldu yükünü Döküldü rutubetten boyası süsü Çekindiğimiz resimdeki gibi değil daha yaşlı anlayacağın Biraz mahzun biraz gururlu ve tabi hala ayakta Bir yolu değişmedi azıcık uzadı o kadar Sen gittiğinden beri çok değiştim ben İlk önce insanlar uzaklaştı çevremden Sonra ben uzaklaştım kaçarcasına her şeyden Yorgunum yaşlıyım penceremden bakıyorum habire Özlüyorum çok, unutmuyorum gidişini öyle bekliyorum B...

16'lık Kerim

  Söyleyeceğim bir şey yoktur Hakim Bey. Öncelikle tahliyemi, lehime durumların göz önünde bulundurulmasıyla beraatimi talep ediyorum. Takdir sizindir Hakim Bey, onca zaman içerde geçirdim. Aleyhime değişen bir durum olmamıştır. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadardır, hükümle beraber beraatimi talep ediyorum. Nezaretteyim, şarkı söyleyen çocuk susmuyor. Kerim sigara arayıp duruyor, Kerim'in yaşı 16,  nezaret arkadaşımız. Sigarasızlıktan yerinde duramıyor. Belki de bu yüzden en çok ilgimi çeken o bu kalabalıkta. Evet nezaret ağzına kadar dolu. Herkes bir köşeye çekilmiş, dert yanıyor bir diğerine. Ben en köşedeyim, uyumak mümkün değil, sırtımı duvara bile  dayayamıyorum ki. Buz gibi duvar çekiyor beni. Tuvalet sırası gelmiyor bir türlü. İnsanlık hali işte, bir sürü insan sıra gelecek mi gelmeyecek mi bekliyoruz işte. Dakikaları sayıyorum, namussuz dakikalar geçmek bilmiyor. Sırtım ağrımaya başladı, iki büklüm oturuyorum duvara yaslanmadan, iki büklüm boynum ağrıyor iki bü...

Arama beni

Arama beni uzaktayım Yolcusuyum bu yolların Git gel alıştım şeritlere Otobüs camından akar dünyam Şu yol bitmeden ineceğim Arama beni uzaktayım Ağır ağır adımlıyorum sokakları Burası neresi şaşkınca bakınıyorum Evler hangi biriniz alır beni Şu yağmur düşmeden ıslanacağım Arama beni uzaktayım Geceler gündüzler geçiyor üstümden Hayat meşgalesi değişmiyor buhranlı Ve tıpkısının aynısı insanlar Şu dakka dolmadan yaşlanacağım Arama beni uzaktayım Bir köşebaşı kahvesinde oturmuşum Pinekliyorum yalnız başıma Sabahtan akşama gözüm aynı sokakta Şu karanlık çökmeden çıkacağım Arama beni uzaktayım Görmüyor gözlerim tutmuyor dizlerim Ne işe yarar sensiz günlerim Geçti bugün de yarın ne olacak kimbilir Şu kuşlar uçmadan göçeceğim Aşk Şiirleri:    Yazmak Seni ,   Kalp Ağrısı ,   Sevgi mi ,   Sevda düştü yüreğime ,   Sevmek var ,   Sen sus ben konuşayım ,  Her yer sen ,  Bilmiyorum ,  Diyem...