Ana içeriğe atla

Kerim ve Ben ( "16'lık Kerim" yazısının devamı)

Kerim: Ben Kerim. Devamı sizi hiç memnun etmez çünkü benim devamım oldukça uzun ve karışık. Yaşım mı on altı, kanım deli gibi akıyor damarlarımda, neler yapmak istiyorum bir bilseniz. Fakat bir yere kadar hayal kuruyorum, gerisine gelmiyor bir türlü. Ufak tefek bir çocuğum ben, biraz şişman biraz da esmerim. Yoldan geçerken görmüşsünüzdür illa ki beni, dönüp de bakmazsınız ne yazık ki. Dövmelerim var, kollarımda façalarım daha taptaze izleriyle duruyor. Ağzımda sigaram, sokak sokak dolaşırım arkadaşarımla. Nereden alıştımsa kötü şeylere bulaştım. Kötü dedimse bizim buralarda geçim kaynağımız olur kimse yadırgamaz halbuki. Meraklanmayın söyleyeceğim; çalıyorum kardeşim, arkadaşlarımla beraber oyun oynar gibi evden eve zıplayarak çalıyorum değerli ne varsa. İş üstünde elim ayağım titremesin diye çekiyorum uyuşturucuyu bir güzel sonra ne zaman girmişim ne zaman çıkmışım anlamıyorum. Neden girdim bu yola ben de bilmiyorum. Kenar mahallenin birinde sefil yaşamak zor, hele bir göz odada bir sürü çocukla kalıyorsan. Okuyup ne yapacağım ki bu halde, benim para kazanmam lazım, kafamı dağıtmam lazım. Hem benden adam da olmaz değil mi? Öyle diyor bana bakanlar, öyle diyor ilkokul öğretmenim, öyle diyor mahallemdeki bakkal amca, imam efendi, koca koca okumuş insanlar, evimde annem ve babam. Kaybedilmiş, yitik biriyim ben ama adım Kerim, bu hayattan alacağım var benim.  
Mehmet: Kendi halimde biriyim ben, adım Mehmet, aslında hepinizim ben. İnsanlarımı seyrediyorum aralarında dolaşarak, o kadar tuhaf ki herkes, hangi birine bakacağımı şaşırıyorum. Kendi halimde yapayalnız yaşarken koskoca dünyayı izlemesem ne yapacağım bilmiyorum. İşte bu yüzden her şeye rağmen hayatı, insanlarımı izliyorum. Biliyor musunuz ben sizin aynanızım aslında. Bana öyle geliyor, insanlarımdan ne farkım var ki diyorum, hayır hayır ben tıpa tıp sizim. Anlamadığım nokta neden siz de benim gibi bakmıyorsunuz etrafınıza? Neden bir akıntıya kapılıp gidiyorsunuz sürüklenerek? Anlayamadığım çok şey var, belki bir gün diyorum kendi kendime belki bir gün bulurum hepsinin yanıtını. Ama şimdi sorulardan kurtulamayacağım biliyorum. Kerim’le nasıl mı tanıştım, bir nezarethane köşesinde otururken, can sıkıntısından patlarken gördüm onu. Bir çocuktu o ve neden burada diye çok düşündüm. Kerim’in bunu düşünmediğine adım gibi eminim ama. Kerim’i tanımak istedim, tanıyayım ki anlatayım sizlere. Bakmıyorsunuz çünkü Kerim’e. Nasıl olsa hayatı sönmüş, bu yolun yolcusu diyorsunuz biliyorum. Bu yüzden tanımak istiyorum onu, bu yüzden değer veriyorum ona.
Kerim: Yahu burada da rahat yok. Amcalar soruyorlar habire nasıl düştün buraya diye. Düştük işte bir şekilde, bana sigara verin sigara! Kimsede de sigara yok ki! Ne zaman mı başladım sigaraya, 8 yaşında mı 9 yaşında mı hatırlamıyorum vallahi. Herkes içiyordu ben de içeyim dedim. Hem sigara içen farklıydı gözümde, daha bir adamdı sanki. Şimdi mi alışkanlıktan içiyorum, büyüdüm artık içe içe öyle bir alıştım ki beş dakika içmeden yapamıyorum. Elim ayağım titriyor yahu anlayın işte. Benim nezarette de şansa bak ki kimse içmiyor sigara. Arkadaşlarım yan tarafta kaldı hep, bir yolunu bulsam geçeceğim yanlarına da asker abiler çok kızgınlar bugün. Birkaç dal sigara versinler şimdilik sonrasını düşünürüm. Boş vakitten çok ne var ki burada?
Mehmet: Hadi ben düştüm buralara da senin ne işin var be Kerim? Yanına yaklaşıp da soruyorum, meslekten düştüm diyor. Mesleğini anlatmıyor ama, hırsızlığın ufaktan büyüğe her çeşidine bulaşmış anlaşılan. Kendi derdim var benim, Kerim bugün var yarın yok değil mi? Değil kardeşim değil, her yerde bir sürü Kerim var, adım başı Kerim hele burada birkaç nezarethane dolusu Kerim var. Aynanızım demiştim ya uydurmuyorum ben, Kerim’i de tanıyorum çok önceden. Onların arasında büyüdüm, yıkık dökük sokaklarda ufacık evlerde büyüyüşlerini izledim. Ağızları alabildiğine bozuk, dünyadan bir o kadar kopuk yaşıyorlardı muhitlerinde. Çok geçtim yanlarından çok dinledim hikayelerini. Onlar da beni tanırlar fakat hiç konuşmadık birbirimizle. Onların çevresinde kendi ördükleri duvarları var çünkü, ben hep o duvarın dışındaydım. Dışındaydım dışında olmasına da yanlarından da kovmadılar beni. Şimdi onlardan biri var nezaretimde, Kerim. Bu sefer konuşayım bari diyorum. Acemice ve tutuk kalınca Kerim sıkılıyor. En önemlisi de sigaram yok. Bir kere istedi, kullanmıyorum deyince muhabbete uzak kaldı. Sigara içmemek bir eksiklikmiş gibi geldi o an bana. 

(Devam edecek...)


Yazının İlk Serisi:   16'lık Kerim

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senden Sonra Ben

Sen gittiğinden beri çok değişti şehrim Yeni binalar uzadı fidan fidan Yollar birikti çehreler eskidi Sinemalara yeni filmler geldi Artık başka şarkılar var başka şarkıcılar Bir gök yüzü değişmedi azıcık daraldı o kadar Sen gittiğinden beri çok değişti insanlarım Saçlarına ak düştü yüzlerine çizgiler kondu Çocukları doğdu büyüdü şimdi adam oldular Göçenler oldu buradan uzaklara Kimiyse yeraltında sonsuz istirahatgahında Bir hayat meşgalesi değişmedi azıcık arttı o kadar Sen gittiğinden beri çok değişti evim Duvarları taşıyamaz oldu yükünü Döküldü rutubetten boyası süsü Çekindiğimiz resimdeki gibi değil daha yaşlı anlayacağın Biraz mahzun biraz gururlu ve tabi hala ayakta Bir yolu değişmedi azıcık uzadı o kadar Sen gittiğinden beri çok değiştim ben İlk önce insanlar uzaklaştı çevremden Sonra ben uzaklaştım kaçarcasına her şeyden Yorgunum yaşlıyım penceremden bakıyorum habire Özlüyorum çok, unutmuyorum gidişini öyle bekliyorum B...

16'lık Kerim

  Söyleyeceğim bir şey yoktur Hakim Bey. Öncelikle tahliyemi, lehime durumların göz önünde bulundurulmasıyla beraatimi talep ediyorum. Takdir sizindir Hakim Bey, onca zaman içerde geçirdim. Aleyhime değişen bir durum olmamıştır. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadardır, hükümle beraber beraatimi talep ediyorum. Nezaretteyim, şarkı söyleyen çocuk susmuyor. Kerim sigara arayıp duruyor, Kerim'in yaşı 16,  nezaret arkadaşımız. Sigarasızlıktan yerinde duramıyor. Belki de bu yüzden en çok ilgimi çeken o bu kalabalıkta. Evet nezaret ağzına kadar dolu. Herkes bir köşeye çekilmiş, dert yanıyor bir diğerine. Ben en köşedeyim, uyumak mümkün değil, sırtımı duvara bile  dayayamıyorum ki. Buz gibi duvar çekiyor beni. Tuvalet sırası gelmiyor bir türlü. İnsanlık hali işte, bir sürü insan sıra gelecek mi gelmeyecek mi bekliyoruz işte. Dakikaları sayıyorum, namussuz dakikalar geçmek bilmiyor. Sırtım ağrımaya başladı, iki büklüm oturuyorum duvara yaslanmadan, iki büklüm boynum ağrıyor iki bü...

Arama beni

Arama beni uzaktayım Yolcusuyum bu yolların Git gel alıştım şeritlere Otobüs camından akar dünyam Şu yol bitmeden ineceğim Arama beni uzaktayım Ağır ağır adımlıyorum sokakları Burası neresi şaşkınca bakınıyorum Evler hangi biriniz alır beni Şu yağmur düşmeden ıslanacağım Arama beni uzaktayım Geceler gündüzler geçiyor üstümden Hayat meşgalesi değişmiyor buhranlı Ve tıpkısının aynısı insanlar Şu dakka dolmadan yaşlanacağım Arama beni uzaktayım Bir köşebaşı kahvesinde oturmuşum Pinekliyorum yalnız başıma Sabahtan akşama gözüm aynı sokakta Şu karanlık çökmeden çıkacağım Arama beni uzaktayım Görmüyor gözlerim tutmuyor dizlerim Ne işe yarar sensiz günlerim Geçti bugün de yarın ne olacak kimbilir Şu kuşlar uçmadan göçeceğim Aşk Şiirleri:    Yazmak Seni ,   Kalp Ağrısı ,   Sevgi mi ,   Sevda düştü yüreğime ,   Sevmek var ,   Sen sus ben konuşayım ,  Her yer sen ,  Bilmiyorum ,  Diyem...